Panik atak, terapi için en sık başvurulan ruhsal sorunların başında gelmektedir. Ancak çoğu kişi panik atak terapisi görmek yerine uzun yıllar bu rahatsızlıkla yaşamaya çalışır ve artık dayanılmayacak noktaya geldiğinde bir yardım almaya karar verir. Bir çok kişi de, panik atak hastalığının kendi kaderleri olduğuna ve bir çaresi olmadığına inanıp bu hastalıkla ömür boyu yaşamaya çalışır.

İlk kez panik atak geçirmiş bir kişi için yaşanan deneyim o kadar dehşet vericidir ki, sonrasında kişi yeniden aynı şeyleri yaşayacağına dair büyük bir kaygı ve korku duymaya başlar. Yaşadığı duruma bir açıklama getirmeye çalışır. Akla gelen ilk açıklama, kişinin tıbbi bir hastalığı olduğu, kalbinde bir sorun olduğu ya da kalp krizi geçirmekte olduğu şeklindedir. Kişi derhal bir sağlık kuruluşuna gider, gerekli tetkikleri yaptırır ve sonuçta, yaşanan belirtilerin bir kalp ya da başka bir tıbbi hastalığa bağlı olmadığı belirlenir. Ancak kişi doktorların bu açıklamalarına ikna olmaz ya da ikna olsa dahi, tekrar bir atak yaşaması durumunda kalbinin buna dayanmayacağına, kontrolünü yitireceğine, kaçıp kurtulamayacağına dair inançları sürer. Böylelikle kişi özellikle ilk panik atak yaşadığı durum, ortam ve aktiviteler başta olmak üzere, panik atağa yol açacağına inandığı pek çok şeyden kaçınmaya başlar. Örneğin; ilk atak bir metroda geçirilmişse kişi artık metroya binmemeye, kalabalık yerlerde bulunmamaya, toplu taşıma araçlarını kullanmamaya başlar. Aynı zamanda, kaçındığı durumlar ile karşı karşıya kaldığında, panik atak geçireceğinden duyduğu korku ve beklenti ile atak tekrarlanır ve kişi için yaptığı tespit böylelikle kanıtlanmış olur. Bu kaçınmalar bir süre sonra kişinin tüm yaşantısını etkileyecek ve yaşam kalitesini düşürecek bir noktaya gelebilir. Tedavi edilmeyen vakalar da, hastalık kişinin yaşantısını, bir kafese hapsedilmiş gibi sınırlar.

Bilinmelidir ki, panik atak tedavisi olan ve psikoterapiye çok hızlı yanıt veren bir sorundur. Psikoterapi teknikleri ile panik atak tedavisinde başarı sağlama oranı oldukça yüksektir. Ayrıca tedaviden sonra tekrarlama olasılığı da düşüktür.

Panik atak tedavisinde kullanılan en etkili tekniklerin başında Bilişsel Davranışçı Terapi gelmektedir. Merkezimizde panik atak terapisinde sıkça kullanılan bu yöntem ile pek çok hastanın panikataktan kurtulması mümkün olmuştur. Terapi de ilk adım kişiyi yaşadığı sorun hakkında eğitmektir. Bu belirtilerin neden kendisinde ortaya çıktığı, bu belirtilerin ne anlama geldiği, belirtilerden kurtulmanın yollarının neler olduğu gibi konularda hasta eğitilir ve ardından çeşitli uygulamalar ve tekniklerle, kişinin panik atak yaşayacağına dair kaygısı azaltılır. Kaygı azaldığında otomatik olarak kaçınmalar ve panikataklar da azalır hatta tamamen kaybolur. Bilişsel Davranışçı Terapinin yanı sıra EMDR tekniğinin kullanılmasında da fayda vardır. EMDR terapisi sayesinde kişinin rahatsız olduğu korktuğu durumlara karşı duygusal olarak duyarsızlaşması sağlanır. Böylelikle hem düşünsel hem de duygusal açıdan panikatağın üstesinden gelmek mümkündür.

Eğer siz de bir panik atak hastasıysanız, kaygınızın sizi yönetmesine ve panik atağın kaderiniz olmasına izin vermemeli ve bir terapi programına katılıp sorununuzla mücadele etmelisiniz. Çünkü her hastalıkta olduğu gibi psikiyatrik hastalıklarda da, müdahale gecikirse bu hem tedavi süresinin uzamasına hem de rahatsızlığın şiddetlenmesine yol açabilir.