Erkekleri aldatmasının temelinde cinsellik kadınların ise duygusal ihtiyaçlar yattığı inanışı yaygındır. Evrimsel değerlendirmelere göre de erkekler türlerinin devamını sağlamak için iç güdüsel olarak sürekli döllenmeye ihtiyaç duyar ve tek eşli kalmakta zorluk çeker. Kadınlar ise yavrularının beslenmesine, yuvalarının korunmasına odaklı ve kendilerini koruyacak tek bir erkeğe bağlı kalmaya prorgamlıdır yani tek eşliliğe daha yatkındır.

Fakat son yıllarda monogam tanımıyla değerlendirilen kadınların da aldatma oranlarının arttığı görülmektedir ve yapılan araştırmalar da bu gerçeği destekler niteliktedir. 2012 yılında yapılan amerikada yayınlanan bir derginin araştırma sonuçlarında kadın ve erkeklerdeki aldatma oranı neredeyse eşit bulunmuştur. Ayrıca yakalanmayacağımdan emin olsaydım aldatırdım soruna evet cevabı verenlerin sayısı da %75 civarındadır. Yani yakalanma korkusu azaldıkça aldatma riskide yükselmektedir.

Çiftlerle ilgili araştırmaları ve öne sürdüğü savlarla ünlü olan terapist John Gottman’a göre ise İnsanlar arasındaki romantik ilişkilerde yaşanan sadakatsizlik hangi doğa yasası ile ilgili olursa olsun temelde cinsiyetten daha çok fırsata bağlıdır. Özellikle evlilik sorunları, mutsuz giden evlilikler, hem kadını hem de erkeği, aşk ilişkini evlilik dışında bulma çabasına yöneltir. Evlilik içerisinde çoğunlukla göz ardı edilen çiftlerin arasındaki dostluk, arkadaşlığın niteliği, ilişkideki tutku, aşk ve cinselliğikten alınan tatmini %70 oranında etkilemektedir.

Gary Neuman evlilik danışmnlığını yürüttüğü evli ve de eşini aldatmakta olan 200 erkeğe “eşinizi neden aldatıyorsunu?” sorusunu yöneltmiştir. Katılımcılardan aldığı cevaplar John Gottman’ın bulgularını destekler niteliktedir. Erkeklerinde aldatma nedenleri kadınları aldatma nedenlerine benzerdir. Katılımcı erkeklerin %48’i evliliklerinde duygusal tatmini yakalayamadıklarından bahsetmiştir. Sebebin sex ve cinsel tatminsizlik olduğunu yalnızca %8 kadarı söylemiştir.

Aldatma sebebi ne olursa olsun duygusal ilişkilerin bir gerçeğidir ve insanlık tarihi sürdükçe de var olacaktır. Ancak düşünülmesi ve üzerinde durulması gereken asıl konu ve asıl problem kadın ve erkeklerin çift olma konusunda yaşadıkları başarısızlıklardır. İletişim problemleri, bireysel psikolojik sorunlar, yetiştirilme biçimleri, ailelerin olumsuz etkisi, evlilikten ve ilişkiden beklenen ve karşılanmayan ihtiyaçlar mutsuz evliliklerde görülen ortak sorunlardandır. Bunun neticesinde kişiler evlilik içinde karşılanmayan duygusal ihtiyaçlarını farklı kişilerde aramaya başlamaktadır ve evliliğin stresli tarafından az da olsa sıyrılmaya çalışmaktadırlar. Bir taraftan da yürümeyen ilişkiyi sonlandırmaktan da korkmaktadırlar. Yürümeyen ilişkiye olan bağımlılık ve düzeltme konusundaki başarısızlıklar her iki cinsiyeti de aldatmaya yatkın hale getirmektedir.

Aldatılma sonrasında yaşanan acı, yakın birinin ölümünden duyulan acı kadar kişi için yıpratıcı olabilmektedir. Aynı şekilde yas sürecinde yaşanan belirtiler yaşanır. Durumun bir süre sonra atlatılması beklenilir ancak bazen aldatılma sonrası yaşanan stres çok yoğun ve kronik olabilir. Oldukça travmatik bir deneyimdir ve travma sonrası stres bozukluğunda görülen semptomlara rastlanabilir. Kadınlarda travma sonrası stres bozuklugu semptomlarının görülme oranı %35dir. Aldatılma sonrasında kadınlarda yaşanan belirtiler genellikle: takıntılı şekilde düşünme, öfke, acı veren düşünceleri akıldan uzaklaştıramama, acı verici imgele, değersizlik hissi, kıskançlık, kıyaslanma, depresyon ve anksiyete atakları olabilir.

Kadınlar aldattıkları taktirde genellikle eşinden giderek uzaklaşmakta ve diğer kişiye bağlanmaktadır. Duygusal bağlılık her iki erkeğe karşı ahynı anda sürdürülememektedir. Ya asıl ilişkiyi biter ya da ilişki bitirmese dahi asıl ilişkideki erkekten cinsel ve duygusal açıdan geri çekilme yaşanır.

Erkek aldattıldığında kendisini kafası karışmış ve duygusal açıdan dağılmış hissetmektedir. Erkeklik gururu incinmiş hissedebilir ve öfke duyguları yaşayabilir. Yaşanılan durumu çoğunlukla çevreden gizlemektedirler ve bir çoğu durumu gurur meselesi haline getirip hemen boşanma yolunu seçebilir.Aldatılan erkeklerin %94 ü durumu asla kabullenmediklerini belirtmektedir. Ayrıca aldatılma sonrasında hemen misilleme yapma oranı da erkeklerde kadınlara göre daha yüksektir.

Aldatma sonrasında ilişkinin yürümesi bir takım şartlar sağlandığı taktirde mümkün olabilmektedir. Her iki tarafında yaşanılan sorunun aşılmasına gönüllü olması büyük önem taşımaktadır. Ancak kesinlikle olması gereken şey evlilik dışı birlikteliğin mutlaka bitirilmesidir. Aldatılan kişinin psikolog desteği ile travmatik etkileri aşması sağlanmalı ve aldatan tarafında bu süreçte aldatılan eşe her türlü desteği, özeni ve titizliği göstermesi gerekmektedir. Aldatan eşin mutlaka pişmanlıkla özür dilemesi ve hatasını kabul etmesi de önemlidir. Yapılan hataya gerekçeler ve bahaneler bulmak problemi çözmeyi zorlaştırmaktadır. Aldatılma travmasının aşılmaya çalışılmasıyla birlikte, çiftin evlilik veya ilişki içinde yaşadıkları problemlerin ele alınması ve aralarındaki arkadaşlık bağının kuvvetlendirilmesi gerekmektedir. Eşlerin bu süreçte evlilik ya da çift terapisi yardımı almaları başarılı sonuçlar vermektedir.